“Astroloji ‘geleceği’ söylemez ‘mümkün öngörüleri’ anlatır…”

Röportaj: Yasemin Özkerem 

Henüz çocukken astrolojiye ilgi duyan ve Türkiye’de onu diğerlerinden ayıran araştırma yönüyle dikkat çeken ünlü Astrolog Evrim Turgut ile sizleri tanıştırmak istiyorum…Türkiye’de bir fakültesinin olmadığını fakat yurt dışında astrolojinin bilim olarak eğitiminin verildiğini belirten Turgut;  Batı, Osmanlı ve İslam’da astrolojiyi araştırarak önemli çalışmaları ortaya koymuştur…

  Astroloji geleceği söylemez diyen ünlü Astrolog, “ Öngörü tespitlerini açıklar. Ben tarot ve benzeri kartlara inanmıyorum. Çünkü bilimsel ve matematiksel bir dayanağı kesinlikle yok. Hâlbuki astroloji, ayın ve yıldızların insanlar ve olaylar üzerindeki etkilerini inceler” diye konuştu.

 Ben Bursa Gemlik doğumluyum. Burada Belediye Konservatuarı’nda Türk müziği tahsili yaptım. Akabinde İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera Ana Sanat Dalı bölümünde şan okudum. Yani aynı zamanda müzisyenim. Fakat astroloji ve metafizikle ilgim neredeyse 11-12 yaşlarımdan itibaren başlamıştı. Araştırma merakım diğer çocukların yapmayacağı bir şey aslında. Eserleri alıp okumak mesela. Ruh nedir, aura nedir, biyoenerji nedir diye araştırmışımdır. Yaşıtlarımın çocukken yapmayacağı işler yani… O kitapları bulup, araştırıp okudum. Bir de demek ki bende doğuştan gelen ilgi ve kabiliyet var. Çünkü insanlar kodludur. İnsanların doğuştan itibaren kaderde kodlu olduğuna ilmi bir sır kapsamında Yüce Rabbimizin yarattığı programla dünyaya geldiğine inanıyorum.  O programa yani kadere uygun hareket ettiklerine inanan bir adam olduğum için benim kodlarımda da öncelikle sanat var demek ki… Hem gazetecilik var, hem astroloji hem de hayat ilimleri, sprituel kabiliyet var diyelim… Çünkü Türkiye’de olmamasına rağmen Almanya’da ALH Üniversitesi’nde hayat bilgileri ve alternatif ilimlere yönelik bölümler var. Yani bu konuları akademik çerçevede kapsayan fakülte var. Açık öğretim gibi eğitimler verdiğini de yakın öğrenci dostlarımdan biliyorum. Konservatuar okuduktan sonra bir süre korolarda bulundum ve çağdaş sanat müziği konserleri verdim. Yine öğrenciyken aynı zamanda harçlığımızı da çıkartmamız lazım diyerek konservatuar arkadaşlarımızla Grup Türkiye’mi kurmuştuk. TGRT televizyonunda çalıştım. Fasıl programları yaptım. Benim iki ismim var…  Yalçın Evrim Turgut. Ama basın ‘Evrim’ olarak bildiği için Evrim’i kullanıyorum. Evrim bana göre yenilenmek ve kendini değiştirip geliştirmek anlamını taşıyor. Bursalı olduğum halde İstanbul’da yaşamaya başladım. Bursa medyasına sonra döndüm. Köşe yazarlığı ve TV programları yaptım. Bu süreden öncesi annemi kaybettikten sonra babamla İstanbul’a gittik. Ve benim en büyük şansım, İstanbul’da tasavvuf üstatlarını yakalamak oldu. Hemen son dönem büyük tasavvuf âlimlerin çoğunu yakaladım diyebilirim… Çünkü araştırma konumun içinde de olduğu için. Böyle bir öykü… O zamandan bu yana sırf niye sanat yapamadık? Astroloji ve psişik ilimler bırakmadı.  Spritüel tarafım bırakmadı. Tek başına belki müzik ve sanatta yapabilirdim. Tiyatrolarda oynadım. Bazen müzikal oyunlarda başrol bile çıktım.

Peki, niye bırakmadı astroloji sizi?

 “’Ben kimim, nereden geliyorum, misyonum nedir, insanlığın görevi nedir ve Ne için yaratıldık?’ gibi çok önemli sorularla insanlık misyonunda yürüyen bir adam olduğum için astroloji ve sprituel ilimler bırakmadı beni. Benim için insan önemli. Ve insanın toplumdaki aldığı rol önemli. Benim inancıma göre insanlar hep iyiliğe endeksli yaratılmıştır. Ancak toplumsal şartlar, yetişme şekilleri veya onların yaşadıkları olaylar insanları şekillendiriyor. Negatif ve pozitif seçimler çoktan seçmeli kader de yapılıyor. Ve kaderdeki cüz-i irade seçimleri aslında insanı yanlışlara veya doğrulara götürüyor. Küçücük seçimler kimbilir ne olaylara hayatımızda yol açıyor. Demek ki seçimlerimize çok dikkat edeceğiz.

 Astrolojiyi araştırırken yine İstanbul’da bulunduğum dönemde TGRT’de Huzur’a Doğru programına arkadaşlarımızla toplanıp ilahi ekibi falan götürüyorduk.  Konservatuarda öğrenci olduğumuz dönemde yani… Güzel sesli gençleri topluyorduk. Bu atmosfer beni daha derin etkilediği için, Osmanlı astrolojisi üzerine daha yoğun ve bilimsel araştırmalara yöneldim. Çünkü Osmanlı’da astroloji var. Ancak ne yazık ki bilmiyoruz. Çünkü o devreye kadar hep Batı astrolojisi tahsili gördüm. Tahsili derken 2000 öncesi Türkiye’de insanlar astroloji konusunda kendilerini yetiştiriyor.  O zamanlar ya çok az ya da hiç yok çoğu yerde.  98 geçişi Türkiye’de ayrı bir geçiş. Eserleri kütüphanelerde kendi çabalarımla araştırmaya başladım. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’ni ‘Marifetname’ isimli eserinde Osmanlı astrolojisinden çok önemli tespitler yakaladım. Ben İslam’ı seven bir adamım… Tasavvufu seven bir adamım… Acaba İslam’da astroloji var mı diye tekrar araştırırken, Muhiddin-i İbn-i Arabi Hazretleri’nin eserlerinde yer aldığını gördüm. Nasıl anlatıyor biliyor musunuz?  Her gezegende bir görevli yıldızı padişah yani melek bulunur. Gezegenlerin üzerindeki melekler konusu beni çok etkiledi. Burçları vs. Arabi böyle anlatıyor…  Dolayısıyla araştırmalarımda böylesi burçlara yönelik ilimlere rastlayınca astroloji daha çok ilgimi çekmeye başladı. Benim Türkiye’deki astrologlardan en büyük farkım dinim İslam’a bağlı oluşumdur.  Her şeyde Allah’ın bütünlüğünü birliğini görerek bakıyorum konulara… Astroloji ayın ve yıldızların insanlar ve olaylar üzerindeki hareketlerini inceleyen bilim dalıdır demiştik. Öyleyse ilimle yani dini bilgilerle bir yerlerde buluşmalı. Yoksa batıla yönelmek insana zarar verir. Hakikat penceresinden bakmalıyız. Şerler içinde en az şerlisini seçerek araştırmaya devam etmekte bizim dinimizde var.

Osmanlı Astrolojisi’ni batı astrolojisinden ayıran en önemli fark soru astrolojinin Avrupa’ya ve dünyaya Osmanlı tarafından hediye edilmesidir. 15. yüzyılın dördüncü çeyreğinden itibaren Osmanlı’da yaygın olarak görülmeye başlıyor astroloji.  Kanuni devriyle birlikte 16. Yüzyıl’da daha çok ortaya çıkıyor. Çünkü Hürrem Sultan meraklı astrolojiye. Sürekli hangi oğlu tahta çıkacak diye sürekli dikkat kesiliyor. Rivayete göre kesin olmamakla birlikte 2. Selim’in tahta çıkacağını astrolojiden öğrendiği bahsedilir. Fatih Sultan Mehmet de inanılmaz derecede meraklıydı manevi ilimlere ve astrolojiye. ‘Mesela Bizans’ı fethettiği zaman hangi kapıdan gireceğim diye Molla Fenari’ye soruşu vardır’…  Eşref saati odur işte. Eşref saati hesaplaması Osmanlı İmparatorluğu’ndan çıkmıştır. Astrolojinin alası bizde.  Kişisel gelişim de bizde aslında. Peygamber efendimiz ( A.S.)’ ın mübarek dilinden hadisler içinde kişisel gelişim ve liderlik ile ilgili çok önemli tespitler vardır. Gerçek kişisel gelişimde işte bu hadislerde mevcut. Mevlana hazretleri de gerçek kişisel gelişimi Mesnevide sunuyor. Şems ile Mevlana bilgide ilimde Allah (C.C.) aşkında buluşuyorlar ve birleşiyorlar. Onlar ruh ikizi. Yardımcın demek. Eksiğini tamamlayan demek. Bazen zıt gibi görünse de sende olmayanın yanına gelir.

Türkiye’de eleştirdiğiniz insanlar var mı? Mesela insanların zaaflarıyla çok oynuyorlar bu konu hakkında fikrinizi almak istiyorum…

 Ben onlara çok sinirleniyorum. Hâlbuki astroloji geleceği anlatmaz. Astroloji öngörür. Mümkün tespitleri anlatır. Ancak astrolojiyi bilmeyen ve paravan kullanan istismarcılar var. 2002 yılında Tayyare Kültür Merkezi’nde bu konuyla ilgili konferans vermiştim.  Türkiye’de artık astrolojinin de bir üniversite kapsamına girmesi gerektiğini söyledim. İnsanların zaaflarıyla çok oynadıklarını anlattım. Bir de ilim de bilmiyorlar. Astroloji kapsamında özel okullar var. Çok ciddi astroloji eğitimi görenlerin çoğu eğitim ekranlarda değil. Ekranlarda günümüzde magazinsel boyutlar işleniyor. Mesela Merkür retrosunu reyting uğruna basında çok abartıyorlar. Yine mesela dolunayın ve güneş batmasının hiç mi faydası yok. Bu devrelerde peygamberler ve evliyalar ayrıca dua etmiştir.  Bu gökyüzü hareketleri eskiden sıyrılıp tamamlanmayı temsil eder. Ortaçağ felsefesinde dolunay uğurludur. Haftalık veya günlük Astrolojiye gelince, aslında burç burç bu tip yorumlar yazmak pek keyif aldığım tarz değil. İnsanlara bilgi amaçlı elimden geldiğince pozitife yönlendirerek fayda verecek analizlerle gazeteler de ve kendi internet sitemde yazıyorum. Ben insan yetiştirmeyi insanda ki eksiklikleri bulmayı kişilik tahlili ve performansını geliştirmesi için bilgiler vermeyi seviyorum. İşte bunlar eksik. Böylece ne oluyor piyasada fazla magazinsel bir durum oluşuyor sprituel ilimler ve astroloji konusunda. Bu yüzden astrolojiyi medyada yazmanın nedeni budur. Yanlış bilinen şeyleri değiştirmek.  İnsanı magazine itiyorlar. Bir ara çekildim ve kitabımı yazmaya başladım.  Kuantum ve astroloji İslam’a ne yönde yer alır? gibi konuları hazırlıyorum kitabımda.  Dört yılımı aldı.  Ben tek başıma kitap hiç çıkarmadım ancak El ele dergisi benim bazı kitaplarımı 2003 yılında ek halinde verdi.

Şamanizm hakkında ne düşünüyorsunuz?

 Şamanizm de çok saptırıyorlar. O bir din değil bence felsefedir. Esas anlamda bu tip arayışlar aura tabakası veya astral çalışmalarla buluşuyor. İnsan bedeninde doğuştan yedi tane enerji giriş noktası var.  7 çakra deniyor bunlara. Ama tasavvuf onlara ‘nefis tabakaları’ diyor. Bu yedi menfez enerji koridoru duygu ve düşüncelerle besleniyor.  Ve evrendeki kâinattaki enerjilerle besleniyor. Dolayısıyla siz pozitif iyi niyetli her şeye rağmen iyilikte ve insanlık anlamında dürüstlükte ısrarla kalırsanız sizin o enerjiniz pozitif büyüyor. Negatif kısma geçerseniz negatif büyüyor. Türkiye’de rakibim yok desem abartmam sanırım!  Yerel medyada ilk ciddi bilimsel köşe yazarlığı yapan astroloji yazarıyım ben. Ben yazmadan evvel ciddi makaleler yerel medyada yoktu ki.  O zamanlar tiyatroda görev yapıyordum. Şimdi çok yazan var da dediğim şekilde insani misyonda yetiştirme amaçlı buluşuyor muyuz acaba?  Allah’ın birlik yasasında buluşuyor muyuz? Herkesin birinin koltuğunda, yerinde gözü var günümüzde. Aslında çok saçma ve çok çirkin! İlahi yaradılış programında ve buna bağlı evrensel çekimde herkesin bir görevi var zaten. Secret başta olmak üzere yurt dışında anlatılan kuantum sistemleri neyi anlatıyor? Yüce Kur’an-ı Kerim’deki benzersiz muhteşemlikteki hayati sırrı bildiriyor. ‘ İsteyin vereyim sırrı’ .

Ben mesela rüyaları çok önemsiyorum…

 Rüyaların iki yönü var. Bir bilinçaltına bakar ikincisi rehberdir…

 Yükselen burçla alakalı bilgi de vermek istiyorum. Mesela yıldız haritalarını çizerken bize üç kesin bilgi lazım. Bir kesinlikle doğum tarihini tam bileceksin. İki doğdunuz şehir. Üç siz doğduğunuz zaman güneş hangi burçtaysa o senin burcun oluyor. Doğduğun ay.  Güneş burcunuz karakter burcunuz.  Ufuk çizgisinde hangi burç varsa o da yükselen. Siz doğduğunuzda ayınızda hangi burç varsa o da ay burcunuz oluyor. Şimdi bu üçlüyü tespit edebilmek için yıldız haritasını çizerken 12 evreye göre. Sizin doğduğunuz yer bu yüzden bize lazım.  Matematiksel temalı diyebileceğimiz şablona yöntemi biz uyguluyoruz. Enlemi boylamı bilmek zorundayız. Osmanlı ve batı astrolojisinin birleşmesi ise şuna faydalı. Çünkü batı astrolojisi tek başına kanaatimce eksik kalıyor. Çünkü batının eşref saati yok şu yok bu yok. Ebced hesabı yok. Numeroloji var ancak ebcedle hiç uzak yakın alakası yok. O da kendi çapında ayrı bir konu.

Ebced hesabı nedir?

 İsimlerimizin Arapça harflerin rakamsal karşılığı ile ilgisidir. Mesela Fatih Sultan Mehmet neden bu kadar başarılı? Osmanlı İmparatorluğu’nda astroloji görevini yapan müneccim başılar kesinlikle astronomi okumuşlar. Resmen astronomiden mezunlar. Bu adamlar matematik biliyor.  Üç mantık okumuş. Bilimadamı yani.  Padişahlar bunları resmen bir danışman gibi lalaların o sadrazamların yanında bilgisine başvurdukları kişiler olarak görüyor. Ama hepsi akademisyen. Hani nerede günümüzde böyle kişiler. Günümüzde yok. Secret denen sistem aslında İslam’dan alınmadır. İlginçtir, sosyal medya ortamında benim yabancı ülkelerden daha çok takipçim var. İngilizceye çevriliyor genellikle astroloji yorumlarım. Demek ki evrensel enerjimiz pozitif çekicilikte barış ve kardeşlikle aynı frekansta buluşuyor. İnsan olmayı arayış!

 

Emo tabir edilen çocuklar var mesela…

 Karşıdan baktığımızda ne görüyoruz bu çocuklarda içki içen keyif çatan diskolarda gezen insanlar görüyoruz.  Mesela bana İngiliz bie emo gencin yazdığı soruyu söyleyeyim size?“Efendim, Muhiddin İbn-i Arabi Hazretleri’nin İngilizceye çevrilmiş kitabından bir bölüm okudum da ruh vücutta mıdır dışarıda mıdır?” diyor. Demek ki ön yargı yok. Ön yargısız yaklaşacağız. Dinleyip cevap vereceğiz, anlayacağız…

SON DÖNEM İKTİDARI BU KONULARDA ETKİLİ…

 Son zamanlarda akademisyenlerle temaslarım çok arttı. Artık birçok uzman Astroloji gibi ilimlerle ilgileniyor. Ben bu son dönem iktidarının bazı psişik konuları bilim ve ilim çerçevesinde hatırlattığına inanıyorum. Eskiden bu tip şeyler çok konuşulmuyordu.  Bu iktidarın tasavvufa ve ilmi spritüal araştırmalara yol açtığı da görülen bir gerçek. Kuran-ı Kerim hem şifa olarak yaratılmıştır hem de rehber olarak yaratılmıştır… Bu önemli mesela Fatiha çok önemli. Hadisle sabit… Fatiha rukyedir… Şifa veren enerjiler yayıyor. Onu okurken beyin pozitif elektrik gönderiyor bedene ve çevreye… Astroloji diğer bilimlerle de ilgilidir. Astroloji evlerinde harita çizilirken her ev hayatla ilgili dünyayla ilgili insanın iş ve kariyeriyle ilgili ya da ruhsal dünyasıyla ilgili konuyu bize ihtiva eder ve açıklar. Sizin haritanızda bu eve hangi gezegen denk geliyorsa ona göre yorum yapılıyor. 10. Evde kişisel gelişime bakıyor meslek kariyer evi.  Oraya ters zıt bir gezegen düştüyse o kişiye uyarılar getirmemiz lazım. Sinirli olma agresif olma…  Mesela evlilikte anlaşamama meseleleri de eksik…  Aslında ruhi gelişim eksik… Ortak nokta bulmak önemli yoksa pekâlâ anlaşılır. Burç uyumları evliliğe pozitif yol çizer ancak önce ruhu olgunlaştıracağız.

Son alarak söylemeyi istediğiniz bir şey var mı?

 Bence her gördüğünüz kişiyle kafanızı karıştırmayın. Özellikle Uzakdoğu dini ritüellerini burada enerji sistemi diye satanlar var. Ben bunlara karşıyım. Kötü ve negatif yorum yapanlara çok karşıyım. Ağzımızdan çıkan kelimelerin çok önemli olduğunu bunların hayatımızı kaderimizi çok etkileyebilecek seçimlere dönüşeceğini bilmeliyiz. Bir de çoktan şifreli kader test gibi a,b,c,e,d belki bir sürü bizim seçtiğimiz neyse o ufacık cüzi irade o bizde tahribat da, tamirat da yapabilir. Hep tamiratı seçmeliyiz. Ola ki yanlışı seçtik ama iyi niyetli olursak, iyi olanı ararsak, doğruyu buluruz. Benim gibi ilimlerle uğraşan her insana kanmamalarını, bir kere adamın sıfatında, yüzünde nur var mı diye bakmaları gerektiğini düşünüyorum.  Abuk sabuk şeyler öneriyorsa, tanrıcılık oynuyorsa hangi sahada olursa olsun asla o insanlara prim vermesinler. Bir de kaliteyi seçsinler… Bilimsel ve ilimsel hiçbir nedene dayanmayan sisteme benden eyvallah yok… Benim diğerleri gibi çok servetim yok… Ben insan kazandım…  Bundan sonra sağlık, psikoloji, moda ve bunun gibi birçok sahada inşallah astrolojiyi konuşacağız…  Osmanlı astrolojisiyle batıyı birleştirerek, ilim ve bilim bilerek, Allah’ın birliği çerçevesinden yola çıkarak olayları değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

evrimturgut.com 

Yorumlar

yorumlar

Osmanlı ve Doğu Astrolojisini özümseyerek batıyla birleştirdi. 2000 yılından bu yana tecrübe ve bilgilerini seminer, konferans ve söyleşilerde katılımcılarla paylaşıyor. Aynı zamanda meslek edindiği gazeteciliği köşe yazılarıyla sürdürüyor. Bursa medyasının yanı sıra, Elele dergisine kitap ekleri hazırladı. ABD’de yayınlanan, Amerikan Mezun life dergisinde makaleleri yer aldı. Çeşitli tv programlarına konuşmacı olarak katılmayı sürdürüyor…